Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları, tanım olarak birbirine karıştırılan, birbiri zannedilen kavramlardır. Elbette ki iki kavram arasında benzerlikler mevcuttur fakat bu benzerlikler onları birbirinin içine dahil etmemektedir. Çalışmanın ilk bölümünde bu iki kavramın tanımları verilecek ve ikisi arasında farklar, benzerlikler anlatılacaktır.
1. CİNSİYET VE BİYOLOJİK CİNSİYET KAVRAMI
1.1. Cinsiyetin Tanımı
En eski kültürlerden bu yana toplumun sorguladığı konular arasında Cinsiyet nedir? Doğal mıdır, anatomik midir, kromozomlarla mı alakalıdır yoksa hormonal midir? soruları gelmektedir.
“Cinsiyet (eşey, cinslik), erkek ve kadının arasındaki cinsellik temelli biyolojik farklılığı belirten bir kavramdır. Tıp bilimlerinde cinsiyet iki tanedir:
1) Dişi (cinsiyet)
2) Erkek (cinsiyet)
Kalıtımsal Yapıya Göre Cinsiyet; kromozomal yapıda Y kromozomunun bulunup bulunmamasına göre adlandırılan cinsiyettir.
46 XX kromozomlarına sahip bir birey kalıtımsal olarak dişi cinsiyettedir.
46 XY kromozomlarına sahip bir birey kalıtımsal olarak erkek cinsiyettedir.
Bunu da döllenme sırasında babadan gelen sperm hücresinin kromozomal yapısı yani X kromozomu mu Y kromozomu mu içerdiği belirler.”[1]
Cinsiyet, bireyin kadın veya erkek olarak mevcut genetik, fizyolojik ve biyolojik özellikleri olarak tanımlanmaktadır. Bu özellikler kadın ve erkek arasında bir eşitsizlik değil sadece bir cinsiyet farkı yaratmaktadır.
Cinsiyet ile edinilmiş kimlik kişilerde içinde yaşanılan toplumun onlara uygun gördüğü şekillerde varolmaktadır. Yani kişi doğum ile kazanmış olduğu cinsiyet kimliğini daha sonra toplumsal yaşantısı sonucu kazandığı özelliklerle bütünler. Kişi böylece kendisi hakkında sahip olduğu düşüncesini yani kadın ya da erkek olarak sahip olduğu cinsiyetle ilgili yorumlamalarını içinde bulunduğu toplumun ortak değer ve inançları ile belirgin hale getirir. Bu durum bazen kişinin cinsiyet algılaması ve toplumun beklentileri ile örtüşmemektedir. Yani kişinin kendi cinsiyet algılaması toplumun cinsiyet algılamasından farklı olabilmektedir. Toplumun kadın ya da erkek kimliğinden beklentileri kişi doğduğu andan itibaren etkilidir. Ve böylece bireyler çok küçük yaşlardan itibaren kadın yada erkek olarak toplum tarafından önceden belirlenmiş olan bu kurallara baplı olarak büyürler ve zaman içinde bu durum kadın ve erkek olarak yapılması ve yapılmaması gereken davranış kalıpları olarak devam eder. Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet üzerindeki bu derin konu tartışmalarında merkezinde yer almıştır [2]
[1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Cinsiyet ( online 23.11.2008 )
[2]Özge Kaçar , “Toplumsal Cinsiyet ve Kadının Konumu Türkiye’de yakın Zamanlardaki Değişimi Anlamak”, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2007, sy. 12 - 15
5 Ekim 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder